Şeyh Edebalı, Osman Bey'i ayağa kaldırdı! - Kuruluş Osman 11. Bölüm

25 Views
Published
Kuruluş Osman’da ‘Uhud Savaşı’ göndermesi!
Moğol komutanı Balgay’ın uç bölgesine gelip Türklere savaş açtığı 11’inci bölümde Osman Bey, Şeyh Edebalı’yı kurtarmak için Alplerinin esir düşmesini görmek zorunda kaldı. Teslim olmadığı takdirde Moğolların Kayı Obası’nı basacağı haberini alan Osman “Bütün obalar basıldı bütün beyler esir alındı. Alplerim de ellerindedir” diyerek ye’se düştü. İmdadına Şeyh Edebalı yetişti!
“Kayı Obası Okçular Tepesi’dir Oğul!”
Kolu kanadı kırık Osman Bey’in gücü kalmadı ve dizlerinin üstüne çöktü. Osman Bey’in umutsuzluğunu gören Şeyh Edebalı, ona İslam tarihindeki Uhud Savaşı’ndan örnek verdi. Uhud Savaşı’nda Hz. Muhammed’in yaşadıklarını anlattı.
Uhud Savaşı’nda müminlerle müşrikler karşı karşıya geldiğinde, 300 savaşçısı sözünü dinlememiş, iki cihan güneşi Hz. Muhammed’i, ganimet sevdasıyla yarı yolda bırakmışlardı. Pusatla yanağından yaralanmış, taşla dudağı parçalanmıştı. Mübarek dişi kırılmış, aldığı kılıç darbesiyle, alnından kanlar sızmıştı. Mekke’ye dönerken müşriklerin kazdığı çukurlardan birine düşmüştü. Dizleri yaralandı. Peygamber Efendimizin 70 arkadaşı o savaşta şehit olmuştu. Onların içinde öyle birisi de vardı ki, ‘Allah’ın arslanı’ lakaplı çok sevdiği amcasıydı. Onun da ciğeri sökülmüştü. Böyle bir durumda bile “Ey Rabbim merhamet et, hakikati bilmiyorlar” dedi. Şeyh Edebalı bu ibretlik olayı anlatırken, çıkarılacak dersi de söyledi. “Tüm bunlar Peygamber Efendimiz’in buyrukları eksik yerine getirildiği için oldu”
Uhud Savaşı’nda kritik bir tepe vardı. Hz Muhammed arka taraftan gelebilecek saldırılara karşı güvenlik için, elli okçuyu Okçular Tepesi’ne yerleştirmişti. Onlara ”Savaşın sonucu ne olursa olsun, benden emir gelinceye kadar sakın yerinizi terk etmeyin” dedi.
Şeyh Edebalı Osman Bey'i ayağa kaldırdı!
“Kâfirlerin kaçtığını gören müminler Okçular Tepesi’ni bırakıp, ganimet peşinde koştu” diyen Edebalı Osman Bey’i uyardı. İslam’ın kadim tarihinin en büyük öğretisi “Müminler dağılınca müşrikler ayaklanır. İmdi sana düşen dağılmak değil, toparlamak, toparlanmaktır. Kayı obası Okçular Tepesi’dir oğul. İmdi obana, otağına, davana sahip çık oğul”
“Ya şehadet ya hürriyet!” diyen Osman Bey, obaya haber yollayarak Moğollara karşı planını devreye soktu. Türklerin ayakta kalan tek kalesi olarak kıyama kalkan Osman Bey, Balgay’a kafa tutacaktı. Osman, Kayı Obası’nı ve Alpleri kurtarmak için yola çıktı.

O, kömür karası gözleriyle, gaza ve hürriyet ateşini tutuşturacaktı.

Adı, Ertuğrul Gazi oğlu Osman’dı…

Karanlığın içinde ona yol gösteren “aşk” oldu…

Kan ve gözyaşıyla sulanan topraklarda, gök ekini gibi biçilen; yedi göğü, yedi yeri, dağları, denizleri aşacak bir milletin rüyasını “aşkla” gördü.

Gücünü kılıcından değil, “aşktan” aldı… Zorbalığa adaletle; köleliğe hürriyetle direnen, tarihin gördüğü en büyük imparatorluğa adını “aşkla” verdi.

72 milleti kıran bozuk düzene karşı başkaldırı, mazlumların sessiz çığlığına umut, Kuruluş’un adı oldu…

Kuruluş Osman… 400 çadırlık bir obadan, “ilahi aşkla” kurulan bir cihan imparatorluğuna yürüyüşün hikayesi.

Abone Olmak için ; https://bit.ly/2t8pQdU
Sign in or sign up to post comments.
Be the first to comment