Uzay

  • Venüs Gezegenine Merakınız Varsa Bu Bilgiler İlginizi Çekecektir

     

    Bu yazımızdan Venüs Gezegeni hakkında kısaca bilgi edinebilirsiniz. Pir asidinden bulutları oluşan Venüs Gezegeni yüzeyi 482 derecelik sıcaklığa sahiptir. Güneş sistemindeki en yaşanılmaz gezegenlerden biridir. Güneşe Merkür gezegeninde sonra en yakın gezegenden biridir. Venüs güneş sisteminde bulunan en yaşanılmaz gezegendir. Dünya ile aynı boyutta ve kitlede olduğu için Dünya’nın ikizi olarak bilinir. Venüs gezegenimizden bakıldığında görülen parlak bir gezegendir. Venüs gezegeninde bir gün bir yıldan daha fazladır. Venüs kendi ekseninde yavaş döndüğü için bir yılı, 225 Dünya gününe tekamül eder.

    Venüs

     

    Dünya’nın İkizi 

    Uzun zaman önce Venüs gezegeninde hayat olduğu sanılmıştı. Hatta Venüs gezegeni hakkında araştırma yapılır. Araştırma neticesinde dinozorlar çağı olduğunu düşünen bilim insanları vardı. Güneş sistemindeki tüm gezegenlerin erkek adında iken Venüs gezegeni kız adındadır. Gezegenin çapı Dünyadan 638 kilometre küçüktür. Kütlesi ise %81 kadarıdır. Dünya’ya bu kadar benzemesinden dolayı Dünya’nın ikizi olarak biliniyor.

    Güneş sisteminin etrafındaki gezegenlere en yakın olan Merkür gezegeni Venüs gezegeninden bile sıcak değildir. Bu yüzden güneş sisteminin en sıcak gezegeni Venüs olarak bilinir. 1961 – 1972 yılları arası astronomi araştırmacıları Venüs gezegenine gönderilen 21 uzay aracından 14 tanesi başarısız olmuştur. Toplamda 40 uzay aracı gönderilmiştir. En çok uzay aracı gönderilen gezegen olarak bilinir. 1961’de Venüs gezegenine gönderilen ilk uzay aracı Dünya’nın yörüngesinden çıkmayı başaramamıştır.

     

    Venüs Express

    9 Kasım 2005, Venüs Express adında küçük bir Avrupa yapımı uydu Kazakistan’dan fırlatıldı. Görevi 422 milyon km yolu aşıp, niçin Venüsün Dünyadan farklı bir şekilde evrimleştiğini bulmaktı. Venüsün yoğun bulutla kaplı yüzeyi asırlar boyu gizemini korumuştur.

    Venüs Gezegeninin Sıcaklığı 

     

    Güneş sistemindeki tüm gezegenler saat yönünün tersine dönerken, Venüs gezegeni saat yönünde dönmektedir. Nasıl saat yönünde döndüğü hakkında bilim insanları araştırma yapmışlardır. Araştırma sonucu gök cisminin gezegene çarpması olabileceği düşülmektedir.

    Gezegenin sıcaklığı +465 derece olduğu bilinmektedir. Peki nasıl bu kadar sıcak oluyor ve bu sıcaklığı dışarıya çıkarmıyor? Venüs gezegeninin %96’sı karbondioksitten oluşmaktadır. Bulutlar sera etkisi yaratarak Güneş’ten gelen sıcaklığı dışarı çıkarmamaktadır. Venüs gezegeni Dünya’ya en yakın gezegendir. Dünya ile Venüs gezegeninin arasındaki mesafe 41 milyon kilometredir. Kaynak : Mühendis Beyinler

    Read more
  • Kara Delikler Nasıl ve Neyden Beslenir

     

    Öncelikle kara delikler nedir, ne değildir ondan bahsetmek istiyorum. Kara delikler, çok küçük bir alana sıkışmış yüksek yoğunluklu ve süper kütleli kozmik yapılardır. Einstein, Genel Görelilik Teorisi ile öngördü ve bu terimi ilk defa 1960’lı yıllarda Amerikalı teorik fizikçi John Wheeler kullandı. Bu yapılar çok güçlü kütle çekimine sahip olduğu için ışığı bile çekiyor fakat düşünüldüğü gibi önüne çıkan her şeyi yutan bir canavar da değildir. Hatta şu an Güneş’imizin yerinde onunla eşdeğer kütleli bir kara delik olsaydı, gezegenimiz, Güneş’in etrafında döndüğü gibi kara deliğin etrafında da dönerdi.

    kara deliğe düşmek

     

    Kara deliğe yemek olmak için olay ufkunu geçmeniz gerekmektedir. Olay ufku; kaçışın imkansızlaştığı dış sınırdır -oradan kurtulmak için, ışıktan daha hızlı olarak merkezkaç kuvvetinin etkisinden kurtulmanız gerekir ki bu da olanaksızdır-. Yani demek istediğim olay ufkuna girmediğiniz sürece bir tehlike yoktur. Girdiğiniz takdirde de pek sevgili Amerikalı astrofizikçi Neil deGrasse Tyson’ın dediği gibi önce ayaklardan olmak üzere baştan gerilmeye başlar ve diş macununun bir tüpten sıkıldığı gibi uzamaya başlarsınız.

    Kara deliğin çok güçlü kütle çekiminden dolayı atomlarınıza hatta atom altı parçacıklarınıza kadar bir spagetti gibi -spaghettification- uzarsınız. Sancılı bir ölüm gibi görünse de aslında çok hızlı gerçekleşip bir an önce enerjiye dönüşeceğiniz için (E=mc^2) ne olup bittiğini bile anlamazsınız. Zaman, kelimenin tam anlamıyla sizin için durmuş olur ve kara deliğin içinde ışık hızıyla o muazzam tekilliğe doğru çekilirsiniz!

    kara delik hawking

     

    Peki bu kozmik nesneler nasıl oluştu/oluşur? Kara delikler kütlesine, elektriksel yüklerine ve açısal momentumlarına göre farklılık gösterir. Her kara delik belli bir kütleye sahiptir (m≠0 ancak diğer ölçütleri değişiklik gösterir. Elektriksel yükü ve açısal momentumu sıfır olan kara delikler Schwarszchild yarıçapını verir ve bu yarıçap ile siz de herhangi bir nesneyi bir kara deliğe çevirebilirsiniz tabii o nesneyi kendi Schwarzschild yarıçapında sıkıştırarak.

    Schwarszchild yarıçapı

     
    • Rsch : Schwarzschild yarıçapı
    • G : yerçekimi sabiti
    • M : cismin kütlesi
    • c : ışık hızı

    Örneğin Güneş’in Schwarzschild yarıçapı 3 kilometredir, yani onu alıp 3 kilometrelik bir alanda sıkıştırabilirseniz teorik olarak kara deliğe çevirmiş olursunuz ancak o pratikte kara deliğe dönüşmez. Güneş, orta büyüklükte bir yıldız olduğu için hidrojenini tüketince beyaz cüceye -çünkü kara deliğe dönüşebilecek kadar büyük ve ağır değil- dönüşme süreci başlayacak (Öncesinde Kırmızı dev elbette).

    En yaygını süpernovalarla oluşan yıldız patlamalarıdır. Bir yıldız, tıpkı bizim gibi doğar, büyür ve ölür. Nükleer yakıtını tükettiği için ömrünün sonuna doğru gelen yıldız kütle çekimine yenik düşerek genişlemeye başlar, şişer, şişer, şişer ve bir süre sonra kendi içine çökerek kara deliği oluşturur. Bir diğeri, büyük galaksilerin merkezinde bulunan süper kütleli kara deliklerdir. Samanyolu’nun göbeğinde, uzaya dağılmamızı engelleyen ve bizim yıldızımızın kütlesinin 4 milyon katına sahip Sagittarius A* (Sgr A*) kara deliği bulunmaktadır. Bilim insanları galaksilerin ortasında bulunan bu süper kütleli devleri, bulundukları galaksiyle aynı zamanlarda oluştuğunu düşünüyor. Ayrıca bizim galaksimizde daha küçük olan, çok fazla sayıda kara delik de bulunuyor.

    Sagittarius A

    25 bin ışık yılı uzaklıktaki Sagittarius A* kara deliği.

    Kara delikleri göremediğimiz halde var olduklarını nereden biliyoruz öyleyse? Işığın bile içinden kurtulması imkansız olan bu girdabın, etrafındaki yıldızları büktüğü ve onlara uyguladığı güçlü çekimsel kuvvet özel tasarlanmış aygıtlarla saptanabiliyor.

    Yani sözün özü, bu serseriler sanıldığı gibi yakınlarımızda başıboş gezinmiyorlar ancak yerlerini darmaduman eden dağınık yiyici oldukları söylenebilir. Çevrelerindeki yıldızları bir bir yudumlarken kütle çekimsel ve manyetik kuvvetleri, yayılan tozu ve gazı aşırı ısıtarak radyasyon yayıyor. Dağınık serseriler.  ::: Kaynak : Mühendis Beyinler

    Read more
  • Riemann Bermuda Üçgeni Merak Edilenler

     

    Bermuda Şeytan Üçgeni olarak adlandırılan bölgenin neresi olduğunu biliyorsunuz. Esrarengiz olayların yaşandığı bu bölge yıllarca açıklanmayı beklemiştir. Evet son yıllarda açıklandığı yönünde birkaç haber basına sürüldü ama inanmıyoruz. 1990’lı yıllarda açıklanma serüveni bölgede bir manyetik kuvvet etkisinin altında olduğu ve girdaplar oluştuğu yönündeydi. 2000’li yıllardaki yani şimdilerdeki yalan ise bir doğalgaz cilvesinin patlak vermesi ile devam etmiştir. Sahi bu “cilve” dedikleri şey tam olarak nedir!

    Yıllar 1945’i gösterdiğinde Florida Atlantic Hava kuvvetlerine ait “Flight 19” adlı uçak filosu belli bir müddet uçuş yaptıktan sonra radardan kaybolmuş belli bir zaman sonra ise radardan kaybolmuşlar. O kayboluştan sonra ise bir daha haber alınamamıştır. Kafalarda bir sürü soru işareti oluşmuşken dönemin USAF komutanından pilotların aranmasından hiçbir sonuç alınamamıştır şeklinde yaptığı açıklama bilim dünyasının da kafasını karıştırdı. Bu bir oyun olabilir miydi?

     

    Harvard Üniversitesi Matematikçiler Birliği bölgede araştırma yapmak üzere gittikleri bölgede bir geometrik girdap olduğunu uçakların rotalarının belli bir müddet sonra kesiştiğini ve hiçbir şekilde mesafe kaydedemeyeceklerini bildirmiştir. Ama bunu Hava kuvvetleri bilmiyor muydu? Kesinlikle biliyorlardı.

    Aramalar 2 yıl sürmüş ve herhangi bir parçaya rastlanmadı ya da öyle lanse edildi. Matematikçiler ise buranın bir geometrik girdap olarak nitelendirildiğini topolojik olarak incelenmesi gerektiğini savunmuşlardır. Bununla birlikte “Bermuda Üçgenin Matematiksel Teknikleri“ adlı bir makale ile araştırmalarını yayınlayan ekip, önemli bulgulara rastladı. Bunlar,

    1. Üçgenin ağırlık merkezi önemli bir manyetik alana sahiptir.
    2. Üçgenin yüksekliği hayali olarak çizildiği zaman sağ taraf önemli okyanus akıntılarının kesiştiği bölgenin merkezidir.
    3. Florida kısmı üçgenin tepe noktası olursa Puerto Rico tarafı güney esintilerinin yıl içinde şiddetli olduğu zamanları temsil eder. Uçaklarında uçuş günleri dikkate alındığında fırtınadan etkilenmiş olduğu ileri sürülebilir.
    4. Taban uzunluğu boyunca gidilecek yol şayet deniz yolu ile yapılırsa motor aksamlarının zarar görmesine sebep olacaktır ve yolun tamamlanması biraz imkansız hal alacaktır. Bu durumda da yardım istenecek ve yardımın gelmesi için beklenecek sürede gemi bir takım zararlar alacaktır.

    Bermuda şeytan ÜçgeniBermuda Üçgeni için ise Dünya dışı varlıkların ziyaretleri konusu üzerinde durulmuştur. Bu teori biraz saçma gibi görünse de dünya dışı formların varlığını kabul edenler için hiç de yanlış sayılmayacaktır.

     

    Bermuda Şeytan Üçgeni için ise bir matematiksel yanlışın yapıldığı söylenmiştir. Üçgen, iç açıları toplamı 180 derece olan ve üç kenarı olan geometrik şekiller olarak nitelendirilmiştir. Küresel geometri ya da Riemann Geometrisinin varlığı sebebiyle Dünya Üzerinden alınan herhangi üç nokta bizler bir üçgen vermeyecektir. Küresel geometride üçgen olarak nitelendirilen şey iç açıları toplamı toplamı 180 dereceden büyük gıcır gıcır nesnelerin varlığıdır. Dolayısıyla bu üçgen matematikçiler için “Riemann Bermuda Şeytan Üçgeni” şeklinde latife de içerisinde kullanılmaktadır.

    dünyaAma bilinen şu ki bu bölgede esrarengiz olaylar devam etmektedir. Okurun “Witchcraft” adlı olayı araştırmasını istiyorum. Bunlar oyun mu yoksa kabullenilmemiş gerçekler bütünü mü?  Kaynak : Mühendis Beyinler 

     

     
    Read more
  • SpaceX Nedir Merak Edilen Tüm Sorular

     

    SPACEX Nedir? 2018’in Şubat ayında kendisini bir hayli fazla duyduğumuz, haberlerde gördüğümüz ve birçok insanın bunun hakkındaki muhabbetine tanıklık ettiğimiz SpaceX 2002 yılının Haziran ayında, Elon Musk tarafından, Amerika’da uzay roketi geliştirmek ve üretmek için kurulmuştur. Günümüzde uzay roketleri, dünya yörüngesine uydu fırlatılmasından, uzay istasyonlarına eşya nakliyatından ve uzaya astronot gönderilmesinden gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Fakat bu olayların hepsi milyon dolarlar ile gerçekleşirken birde fırlatılan roketlerin tekrardan kullanımının çok zor olmasından dolayı bu durumlar çok zor şartlar altında gerçekleştiriliyordu. SpaceX Şirketinin de amacı uzay roketlerinin ateşlenmelerinde ki maliyeti en aza indirmek, ana motorların uzay boşluğuna atılması yerine Dünya ya getirilip tekrardan kullanmak ve roketlerin gücünü arttırıp uzay taşımacılığını başarma yönündedir.

    spaceX

     

    İlk Roket Denemeleri Falcon-1

    Musk PayPall’ı sattıktan ve ardından SpaceX’i kurduktan sonra, Amerikan ordusu ile Pentago’nun TecSat-1 uydusunu, tasarım aşamasında olan Falcon-1 uzay roketi ile ateşlemek üzere, 100 milyon dolar yardım karşılığında anlaştı. Amerika’nın bu anlaşmayı imzalamasındaki temel sebep SpaceX’ in yörünge taşımacılığında diğer uzay ve havacılık endüstrilerinden daha ucuz bir fiyata mal etmesi ve Falcon-1’in yörüngeye sıvı yakıtla ulaşabilecek ilk uzay roketi olma sözü vermesidir.

    elon-musk-kimdir

     

    SpaceX Falcon-1’i hayata geçirme aşamasında bir takım sıkıntılarla karşılaması sonucunda projenin süresi uzadı ve bu durumdan dolayı ABD ordusu tarafından TecSat-1 uydusunun fırlatılışı iptal edildi.

    24 Mart 2006 tarihinde somut bir hale getirilen Falcon-1 uzay roketi, saat 22:30 da ilk test uçuşu yapılmak üzere fırlatıldı. Falcon-1 beklenilen sonucu başarısızlık şeklinde SpaceX’e sundu. Amerikan ordusunun ayrılmasıyla tek başına kalan SpaceX kısa bir süre içerisinde Nasa’dan 278 milyon dolarlık bir bağış aldı ve bu alınan bu bağış ile Falcon-1 için iki ayrı test uçuşu yaptı. Yapılan bu iki test uçuşunda da Falcon-1 yeniden başarısız oldu ama SpaceX amaçları doğrultusunda ilerlemekte son derece kararlıydı.

     

    Falcon-1

    İlk fırlatılıştan 2 yıl aradan sonra SpaceX Falcon-1’in eksiklerini giderdi ve tekrardan bir test uçuşu yaptı. Yapılan bu uçuş sonrasında başarıya ulaşan SpaceX, bir özel şirket tarafından ilk yörüngeye çıkan uzay roketini yapma unvanını elde etti. Elde edilen bu başarıdan sonra SpaceX Falcon-1’in, Malezya ya ait Razaksat uydusunu yörüngeye fırlatarak son uçuşunu yaptı.

    Yükselişin Roketleri Falcon-9 Roket Serileri

    Nasa’dan Ticari Yörüngesel Taşımacılık Hizmetleri kapsamında alınan yardım ile SpaceX, Falcon-1’in daha gelişmiş ve yörüngeden yeryüzüne gelebilecek geri dönüşümlü roket olan Falcon-9 için çalışmalara koyuldu. Nasa, kendi uzay istasyonuna 12 adet kargo taşıması görevi için tekrardan SpaceX ile anlaştı. Tarihler 4 Temmuz 2010 u gösterdiğinde SpaceX Falcon-9’un ilk test fırlatılışını saat 18:45 de gerçekleştirdi. Başarı ile sonuçlanan ilk test fırlatışından 5 ay gibi bir süre zarfı sonrasında SpaceX tekrardan Falcon-9 için ikinci test fırlatılışını yaptı fakat roketin yörüngeye bıraktığı Dragon uzay aracı yörüngeyi iki tur döndükten sonra Pasifik Okyanusuna çakıldı. Daha sonrasında 2013 yılında Nasa için yapılan ilk iki malzeme taşıma uçuşu başarı ile sonuçlandı. Yapılan bu test uçuşlarının yanı sıra SpaceX geri dönüşümlü roket içinde birçok çalışmalar yapmaktaydı ve amaçlanan hedef geri dönüşümlü bir Falcon-9 roketi üretmekti. SpaceX Falcon-9’un geri dönüşümlü modeli olan Falcon-9R’yi tamamladıktan sonra test uçuşlarına başladı fakat yapılan uçuşlar başarısızlıkla sonuçlandı. Nihayet tarihler 8 Nisan 2016’yı gösterdiğinde SpaceX Nasa ile anlaşılan diğer bir kargo görevinde, Falcon-9R görevi tamamladıktan sonra üsse başarılı bir şekilde geri döndü ve SpaceX dünya tarihinde büyük bir başarıya ve yükselişe imza attı.

     Uzayın İlk Arabası

    Hedeflerine adım adım ulaşan SpaceX, artık daha güçlü, daha ağır kargolar taşıyan ve geri dönüşümlü olan Falcon Heavy roketini somutlaştırma kararını aldı. Kısa bir süre içinde prototipi tamamlanan Falcon Heavy iki adet Falcon-9 v1.0 ile Falcon-9R roketlerinin birleşiminden oluşturuldu. Üç adet Falcon-9 serisi roketlerden üretilen Falcon Heavy 70 metre boyunda, 3,66 metre çapında ve 2250 ton ağırlığındaydı. Dünya tarihinde Saturn-V den bu ana kadar en güçlü roket olacak olan Falcon Heavy için sabırsızlanan SpaceX, ilk test uçuşunu 6 Şubat 2018 tarihine belirledi.

     Uzayın İlk Arabası Uzayın İlk Arabası

    SpaceX test uçuşunda bir tane daha ilkede imza atacaktı, Falcon Heavy’nin üzerine bir Tesla Roadster araba yerleştirilip uzaya ilk defa araba gönderen Şirket olacaktı. Nihayet tarih 6 Şubat 2018’i gösterdiğinde SpaceX Falcon Heavy’nin ilk test uçuşunu gerçekleştirdi. Dünya’nın birçok yerinden, insanlar nefeslerini tutarak canlı yayından test uçuşunu izlediler. Falcon Heavy başarılı bir şekilde fırlatıldı daha sonra ana roketin yanındaki Falcon-9 v1.0 roketleri kısa bir sürede görkemli bir şekilde tekrardan yeryüzüne döndüler ama ne yazık ki ana roket bunu başaramadı. Dikkatleri Falcon Heavy den daha çok üzerine çeken Tesla Roadster ise şuan içinde Mars ile Jüpiter arasındaki asteroit kuşağına doğru yol almaktadır. ::: Kaynak : Mühendis Beyinler

     

     
    Read more
  • Gök Cisimlerinin Yerleri Nasıl Belirlenir

    Yaygın olarak kullanılan bir başka sistem, yatay koordinat sistemidir; bunun referans düzlemi, gözlem yerinin ufkuna paralel olan düzlemdir. Bu sistemde gök kürenin her noktası ufuktan yüksekliği ve Güney açısıyla işaretlenir; yükseklik söz konusu noktayı ufuktan ayıran açı, Güney açısıysa Güney doğrultusuyla yaptığı açıdır: söz konusu sistem altazimut tipi bir donanımı olan, yani yatay ve düşey eksenler çevresinde hareket edebilen aletlerde kullanılır. Ancak bir gök cisminin bu şekilde tanımlanan koordinatları belli bir yerde ve belli bir anda geçerlidir; Dünya’nın dönmesi nedeniyle sürekli olarak değişir.

     

    Diğer astronomi koordinat sistemleri arasından Dünya’nın Güneş çevresinde dönüş düzlemi (tutulum düzlemi) ve ilkbahar noktasıyla çakıştırılan koordinat sistemi, ayrıca gökadamızın diskinin ortalama düzlemi ve bu düzlemin, gökada merkezi doğrultusunda yer alan bir noktasına indirgenen gökada koordinat sistemi örnek gös­terilebilir.

    Gök Cisimlerinin Günlük Hareketi

    Yıldızların, dev bir küre (şekil 1) üzerinde tespit edil­diği varsayılabilir; bu kürenin merkezi Dünya’dır; Dünya ile aynı eksen çevresinde, aynı periyotla (23 saat 56 da­kika), ancak ters yönde döner.

    gökyüzünde gök cisimlerinin günlük hareketi
    Şekil 1
     

    Bu günlük hare­ket, takımyıldızları kümesinin iki gök kutbu çevresinde yer değiştir­mesine yol açar. Gök kürenin tamamı, ancak ekvator boyunca görülebilir. Ekvator dışında hare­ket, takımyıldızları kü­mesinin iki gök kutbu çevresinde yer değiştirmesine yol açar. Gök kürenin tamamı, ancak ekvator boyunca görülebilir. Ekvator dışında bazı yıldızlar sürekli uf­kun altında kalır; bazıla­rı da doğar ve batar. Ni­hayet, kutup dairesi yıl­dızları adı verilenler, en­leme bağlı olarak, daima ufkun üstünde yer alır.

     

    Read more

Latest Articles

Most Popular