Teknoloji

  • Çok İyi bir mühendis olmanın 10 önemli özelliği

    Uber’de engineering manager (mühendis müdürü) olarak çalışan Dan Heller’ın kendi blogunda ‘Ten Principles for Growth as an Engineer’ başlığıyla paylaştığı yazıyı çok etkili buldum. Kendim defalarca okudum, sizlerinde bundan faydalanmasını istiyorum. Eğer ingilizcenin yeteri seviyedeyse orjinalini okumanızı tavsiye ediyorum.

    Yazıyı beğendiğiniz ve faydalı bulduğunuz takdirde takım arkadaşlarınızla, sizinle çalışan mühendislerle paylaşmanızı öneririm. Bir mühendis çoğu zaman takımının ortalamasından daha ileriye gidemiyor. Etrafınızdakilerin gelişimine katkı sağlamak uzun vadede sizi de ileriye götürecek, bunu unutmamak lazım. Son olarak yazının aslına sadık kalmaya çalıştım, fakat bazı noktalarda kelime seçiminde insiyatif kullandım. İyi okumalar.

    *** Çeviri:

    Bir senedir müdürlük yaptığım mühendis geçen ay başka bir takıma geçiş yaptı. Birebir toplantılarımızdan birinde ona son zamanlarda projesini iyi yönettiğini söyledim. O da bana kendi kendini yönetme konusunda bir aydınlanma yaşadığını, çalıştığı projelerde başarıya ulaşmak için yaptığı işin her safhasını sahiplenmeye karar verdiğini, yalnızca kod yazmakla yetinmemeye başladığını söyledi. Bir yandan onun bu bakış açısından etkilendim, onun adına sevindim, bir yandan da kendime kızdım — uzun süredir genç mühendislerin yazılım işini öğrenebilmeleri için sahiplenmenin (ownership) en önemli şey olduğunu düşünüyorum fakat altımda çalışan mühendisin bu gerçeği kendine kendine, zor yoldan öğrenmesine sebep oldum

    .

    Bu olay sonrasında yeni başlayan mühendislerin amatörlükten profesyonelliğe geçmesinde büyük rol oynayan hususları bir yazıyla paylaşmaya karar verdim; bug’ları fix etmekten başlayıp kıdemli mühendis olarak büyük projelere liderlik etmeye giden yolculukta nelere dikkat etmek lazım?

    Az sonra bahsedeceğim becerilerin öğretilebileceğine inanıyorum, fakat ben ne yazık ki silikon vadisinde geçirdiğim on küsur senede zor yoldanöğrendim. Geçtiğimiz senelerde biraz yol katettim; Cupertino’da bulunan iyi bir firmada kernel üzerinde altı sene çalıştım, bildiğim herşeyi bir kenarı koyup distributed systems konusuna yöneldim, sonradan unicorn (1 milyar dolar üzeri değerlendirmeye sahip) bir şirkette bir sene geçirdim, daha sonra bu şirket AppDynamics tarafından satın alındı, ilerleyen zamanda müdür oldum, kendimi Uber’de 20 üzerinde kişiyi yönetirken buldum ve nihayet programcı olarak köklerime geri döndüm. Umuyorum bu liste benim hatalarımdan ders almanız konusunda size faydalı olacaktır. Birinin bu listeyi ben 22 yaşındayken bana göndermesini çok isterdim.

    1. 1.Yapılanların firmaya katkısını sorgula: CEO gibi düşün. Senin ve takımının yaptığı işin şirkete ne değer kattığını iyice anlamaya çalış. İşin kalitesi, ürünün özellik bakımından üstünlüğü gibi konularda sorumluluk al. Mühendis olarak işin sadece kod yazmak değil; amacın iyi kararlar alıp firmanın başarılı olmasını sağlamak. Bunu yapabilmek için de neyin gerçekten önemli olduğunu kavraman gerekiyor.
    1. 2.Kendini debloke etmeyi öğren: Hiçbir ama hiçbir zaman dış etkenlerden ötürü bir görevde tıkanıp kalmayı kabul etme. Çalıştığın kişileri ikna ederek, konuyu senden üst seviyedekilere taşıyarak ve/veya teknik açıdan yaratıcı çözümler bularak ilerlemeye devam et. Tekrar söylüyorum, senin işin sadece kod yazıp onunda dışında olan herşeyin sihirli bir şekilde tamamlanacağını farzedip beklemek değil; amacın enerji harcadığın eforlar ile bir değer üretmek, çalıştığın firmayı ileriye götürmek.
    2. 3.Girişken ol: Yazılım dünyasının en büyük yanılgılardan biri de şu ki çalışanlar kendileri dışında birilerinin işleri üstlendiğini ve herşeyi halledeceklerini düşünüyor. Kendi takımının ve şirketinin misyonunu üstlen. Sana direktif verilmesini bekleme; ne yapılması gerektiği konusuna kafa yor, ya git yap ya da yapılması gerektiğini aktif bir şekilde savun/anlat. Senin müdürlerin ve onun üstündeki kişiler senin, yani mühendislerin yaratıcılığına ve zekasına güveniyor, herşeyi kendi başlarına halledemeyeceklerinin farkındalar.
    3. 4.Yazma kabiliyetini geliştir: Teknik yazma becerisi diğer çalışan ve takımlarla iş birliğini kolaylaştırıyor ve etrafındakileri ikna etme, bilgilendirme ve öğretme konusunda mühendislere çok fayda sağlıyor. Bir döküman yazarken okuyucu kitlesinin kim olduğunu ve neleri bildiklerini aklında tut. Temiz ve açık bir şekilde yaz, ve yazının en başına bir iki cümleyle konuyu özetleyen bir paragraf yerleştir.
    4. 5.Kendi projeni kendin yönet: Çalıştığın projede bağımlılıkları iyice anla. Her önemli parçalayla ilgilenen bir kişi bulunduğuna emin ol. Düzenli aralıklarla proje planlarını ve güncellemelerini proje paydaşlarına (stakeholders) aktar, onları gidişattan haberdar et. Toplantılara liderlik ederek kendini şimdiden buna alıştır! Bu ileride çok daha büyük projeleri yönettiğinde ve lider pozisyonuna geldiğinde sana çok lazım olacak.
    5. 6.Kendini eğit: Yazılım sanatında uzmanlaş. Kariyer kendini düzenli bir şekilde geliştirmeye devam ettiğin uzun soluklu bir yolculuk. Fakat bu yolculukta kimse işini gücünü bırakıp sen birşeyler öğreniyor musun diye dertlenmeyecek. Eğitimini sahiplen, öğrenmeyi günün bir parçası haline getir (günde 5 dakika bile olsa); mail gruplarına üye ol, okumaya değer makaleler ve kitaplar bul, üzerinde çalıştığın teknolojilerin dökümantasyonunu baştan sona oku, yala yut. Devamlılık burada en önemli husus; tüm kariyer boyunca öğrenmeyi tetikleyecek alışkanlıklar edin.
    6. 7.Kullandığın araçlarda uzmanlaş: Kullandığın editör, debugger, compiler, IDE, veritabanı, network araçları, Unix komutlarında uzmanlaşman hem kendini yeterli hissetmeni sağlayacak hem de ürün geliştirme hızının artmasında çok büyük bir rol oynacak. Yeni bir teknoloji ya da komuta/konsepte denk geldiğinde ihtiyacından daha fazlasını öğrenecek şekilde üzerine kafa yor; bunların tekrar tekrar işine yaradığını göreceksin, sana vakit kazandıracak.
    7. 8.İletişimi açık tut: Düzenli, iyi bir şekilde organize edilmiş toplantılar ya da diğer haberleşme kanalları beraber çalıştığın kişiler üzerinde sana karşı iyi niyet ve güven hislerinin oluşmasını sağlayacak. Bildiklerini paylaşmak bulunduğun ortamda güçlü bir öğrenme ve samimiyet atmosferi yaratıyor. Bildiklerini sürekli paylaş. Düzenli aralıklarla projeler, hedefler, katedilen mesafe ve engeller hakkında konuşabileceğiniz ortamların oluşmasını sağla. Bildiğin konularda çık, konuşma yap. Katıldığın toplantılarda yapıcı olduğun sürece konuşmaktan çekinme.
    8. 9.İşbirliği fırsatlarını yokla: Bulunduğun organizasyonda tanınırlığını arttırmak için farklı takımlarla işbirliği yapmak ve birbirinizin tecrübe ve bilgisinden yararlanmak çok iyi bir yöntem. Ayrıca bu, ihtiyacın olduğunda elinin güçlü olmasını sağlayacak. Mühendis olarak bu sanatta uzmanlaşman yazdığın kodun ötesinde bir etkiye sahip olmanı gerektiriyor. Ve kariyerde ilerlemek de, bir noktaya kadar, bulunduğun ortamda bir kimliğinin olmasını gerektiriyor. Hem iyi bir mühendis olabilmek hem de kariyerinde ilerlemek için takımlar-arası projeler ve efektif işbirlikleri çok kritik.
    9. 10.Profesyonel davran, güvenilir ol: Kendini işinde profesyonel biri olarak düşün ve o şekilde davran. Toplantılara hazırlıklı bir şekilde gel, gereken önemi ver. Bitireceğim dediğin şeyi bitir, eğer işler kötü giderse (ki gidecek), aktif bir şekilde bunu karşı tarafa ilet. Sakinliğini her an korumaya gayret et. İtirazlarını saygılı bir şekilde ifade et. Beraber çalıştığın kişilere saygı göster ve onları takdir et, kıymetlerini bil. Şikayet edip durmamaya çalış; etrafındaki kişilerini moralini yükselt, azaltma. Öğreneceksin ki herkes işini profesyonel yapan kişiyi takdir ediyor, zaten olması gereken de bu. Çeviri : Selman Kahya
    Read more
  • Kara Delikler Nasıl ve Neyden Beslenir

     

    Öncelikle kara delikler nedir, ne değildir ondan bahsetmek istiyorum. Kara delikler, çok küçük bir alana sıkışmış yüksek yoğunluklu ve süper kütleli kozmik yapılardır. Einstein, Genel Görelilik Teorisi ile öngördü ve bu terimi ilk defa 1960’lı yıllarda Amerikalı teorik fizikçi John Wheeler kullandı. Bu yapılar çok güçlü kütle çekimine sahip olduğu için ışığı bile çekiyor fakat düşünüldüğü gibi önüne çıkan her şeyi yutan bir canavar da değildir. Hatta şu an Güneş’imizin yerinde onunla eşdeğer kütleli bir kara delik olsaydı, gezegenimiz, Güneş’in etrafında döndüğü gibi kara deliğin etrafında da dönerdi.

    kara deliğe düşmek

     

    Kara deliğe yemek olmak için olay ufkunu geçmeniz gerekmektedir. Olay ufku; kaçışın imkansızlaştığı dış sınırdır -oradan kurtulmak için, ışıktan daha hızlı olarak merkezkaç kuvvetinin etkisinden kurtulmanız gerekir ki bu da olanaksızdır-. Yani demek istediğim olay ufkuna girmediğiniz sürece bir tehlike yoktur. Girdiğiniz takdirde de pek sevgili Amerikalı astrofizikçi Neil deGrasse Tyson’ın dediği gibi önce ayaklardan olmak üzere baştan gerilmeye başlar ve diş macununun bir tüpten sıkıldığı gibi uzamaya başlarsınız.

    Kara deliğin çok güçlü kütle çekiminden dolayı atomlarınıza hatta atom altı parçacıklarınıza kadar bir spagetti gibi -spaghettification- uzarsınız. Sancılı bir ölüm gibi görünse de aslında çok hızlı gerçekleşip bir an önce enerjiye dönüşeceğiniz için (E=mc^2) ne olup bittiğini bile anlamazsınız. Zaman, kelimenin tam anlamıyla sizin için durmuş olur ve kara deliğin içinde ışık hızıyla o muazzam tekilliğe doğru çekilirsiniz!

    kara delik hawking

     

    Peki bu kozmik nesneler nasıl oluştu/oluşur? Kara delikler kütlesine, elektriksel yüklerine ve açısal momentumlarına göre farklılık gösterir. Her kara delik belli bir kütleye sahiptir (m≠0 ancak diğer ölçütleri değişiklik gösterir. Elektriksel yükü ve açısal momentumu sıfır olan kara delikler Schwarszchild yarıçapını verir ve bu yarıçap ile siz de herhangi bir nesneyi bir kara deliğe çevirebilirsiniz tabii o nesneyi kendi Schwarzschild yarıçapında sıkıştırarak.

    Schwarszchild yarıçapı

     
    • Rsch : Schwarzschild yarıçapı
    • G : yerçekimi sabiti
    • M : cismin kütlesi
    • c : ışık hızı

    Örneğin Güneş’in Schwarzschild yarıçapı 3 kilometredir, yani onu alıp 3 kilometrelik bir alanda sıkıştırabilirseniz teorik olarak kara deliğe çevirmiş olursunuz ancak o pratikte kara deliğe dönüşmez. Güneş, orta büyüklükte bir yıldız olduğu için hidrojenini tüketince beyaz cüceye -çünkü kara deliğe dönüşebilecek kadar büyük ve ağır değil- dönüşme süreci başlayacak (Öncesinde Kırmızı dev elbette).

    En yaygını süpernovalarla oluşan yıldız patlamalarıdır. Bir yıldız, tıpkı bizim gibi doğar, büyür ve ölür. Nükleer yakıtını tükettiği için ömrünün sonuna doğru gelen yıldız kütle çekimine yenik düşerek genişlemeye başlar, şişer, şişer, şişer ve bir süre sonra kendi içine çökerek kara deliği oluşturur. Bir diğeri, büyük galaksilerin merkezinde bulunan süper kütleli kara deliklerdir. Samanyolu’nun göbeğinde, uzaya dağılmamızı engelleyen ve bizim yıldızımızın kütlesinin 4 milyon katına sahip Sagittarius A* (Sgr A*) kara deliği bulunmaktadır. Bilim insanları galaksilerin ortasında bulunan bu süper kütleli devleri, bulundukları galaksiyle aynı zamanlarda oluştuğunu düşünüyor. Ayrıca bizim galaksimizde daha küçük olan, çok fazla sayıda kara delik de bulunuyor.

    Sagittarius A

    25 bin ışık yılı uzaklıktaki Sagittarius A* kara deliği.

    Kara delikleri göremediğimiz halde var olduklarını nereden biliyoruz öyleyse? Işığın bile içinden kurtulması imkansız olan bu girdabın, etrafındaki yıldızları büktüğü ve onlara uyguladığı güçlü çekimsel kuvvet özel tasarlanmış aygıtlarla saptanabiliyor.

    Yani sözün özü, bu serseriler sanıldığı gibi yakınlarımızda başıboş gezinmiyorlar ancak yerlerini darmaduman eden dağınık yiyici oldukları söylenebilir. Çevrelerindeki yıldızları bir bir yudumlarken kütle çekimsel ve manyetik kuvvetleri, yayılan tozu ve gazı aşırı ısıtarak radyasyon yayıyor. Dağınık serseriler.  ::: Kaynak : Mühendis Beyinler

    Read more
  • Riemann Bermuda Üçgeni Merak Edilenler

     

    Bermuda Şeytan Üçgeni olarak adlandırılan bölgenin neresi olduğunu biliyorsunuz. Esrarengiz olayların yaşandığı bu bölge yıllarca açıklanmayı beklemiştir. Evet son yıllarda açıklandığı yönünde birkaç haber basına sürüldü ama inanmıyoruz. 1990’lı yıllarda açıklanma serüveni bölgede bir manyetik kuvvet etkisinin altında olduğu ve girdaplar oluştuğu yönündeydi. 2000’li yıllardaki yani şimdilerdeki yalan ise bir doğalgaz cilvesinin patlak vermesi ile devam etmiştir. Sahi bu “cilve” dedikleri şey tam olarak nedir!

    Yıllar 1945’i gösterdiğinde Florida Atlantic Hava kuvvetlerine ait “Flight 19” adlı uçak filosu belli bir müddet uçuş yaptıktan sonra radardan kaybolmuş belli bir zaman sonra ise radardan kaybolmuşlar. O kayboluştan sonra ise bir daha haber alınamamıştır. Kafalarda bir sürü soru işareti oluşmuşken dönemin USAF komutanından pilotların aranmasından hiçbir sonuç alınamamıştır şeklinde yaptığı açıklama bilim dünyasının da kafasını karıştırdı. Bu bir oyun olabilir miydi?

     

    Harvard Üniversitesi Matematikçiler Birliği bölgede araştırma yapmak üzere gittikleri bölgede bir geometrik girdap olduğunu uçakların rotalarının belli bir müddet sonra kesiştiğini ve hiçbir şekilde mesafe kaydedemeyeceklerini bildirmiştir. Ama bunu Hava kuvvetleri bilmiyor muydu? Kesinlikle biliyorlardı.

    Aramalar 2 yıl sürmüş ve herhangi bir parçaya rastlanmadı ya da öyle lanse edildi. Matematikçiler ise buranın bir geometrik girdap olarak nitelendirildiğini topolojik olarak incelenmesi gerektiğini savunmuşlardır. Bununla birlikte “Bermuda Üçgenin Matematiksel Teknikleri“ adlı bir makale ile araştırmalarını yayınlayan ekip, önemli bulgulara rastladı. Bunlar,

    1. Üçgenin ağırlık merkezi önemli bir manyetik alana sahiptir.
    2. Üçgenin yüksekliği hayali olarak çizildiği zaman sağ taraf önemli okyanus akıntılarının kesiştiği bölgenin merkezidir.
    3. Florida kısmı üçgenin tepe noktası olursa Puerto Rico tarafı güney esintilerinin yıl içinde şiddetli olduğu zamanları temsil eder. Uçaklarında uçuş günleri dikkate alındığında fırtınadan etkilenmiş olduğu ileri sürülebilir.
    4. Taban uzunluğu boyunca gidilecek yol şayet deniz yolu ile yapılırsa motor aksamlarının zarar görmesine sebep olacaktır ve yolun tamamlanması biraz imkansız hal alacaktır. Bu durumda da yardım istenecek ve yardımın gelmesi için beklenecek sürede gemi bir takım zararlar alacaktır.

    Bermuda şeytan ÜçgeniBermuda Üçgeni için ise Dünya dışı varlıkların ziyaretleri konusu üzerinde durulmuştur. Bu teori biraz saçma gibi görünse de dünya dışı formların varlığını kabul edenler için hiç de yanlış sayılmayacaktır.

     

    Bermuda Şeytan Üçgeni için ise bir matematiksel yanlışın yapıldığı söylenmiştir. Üçgen, iç açıları toplamı 180 derece olan ve üç kenarı olan geometrik şekiller olarak nitelendirilmiştir. Küresel geometri ya da Riemann Geometrisinin varlığı sebebiyle Dünya Üzerinden alınan herhangi üç nokta bizler bir üçgen vermeyecektir. Küresel geometride üçgen olarak nitelendirilen şey iç açıları toplamı toplamı 180 dereceden büyük gıcır gıcır nesnelerin varlığıdır. Dolayısıyla bu üçgen matematikçiler için “Riemann Bermuda Şeytan Üçgeni” şeklinde latife de içerisinde kullanılmaktadır.

    dünyaAma bilinen şu ki bu bölgede esrarengiz olaylar devam etmektedir. Okurun “Witchcraft” adlı olayı araştırmasını istiyorum. Bunlar oyun mu yoksa kabullenilmemiş gerçekler bütünü mü?  Kaynak : Mühendis Beyinler 

     

     
    Read more
  • Veri Güvenliği Uzmanlığı Nedir

     

    Bu yazımda veri güvenliği uzmanlığı hakkında bilgi vereceğim. Bir organizasyonun süreçlerine kesintisiz  devam edebilmesi için birçok güvenlik önlemi alması gerekebilir. Örneğin, binanın güvenliği, çalışanların güvenliği, veri güvenliği gibi korumak ve gözetmek zorunda oldukları süreçler bulunmaktadır.

    Veri Güvenliği Uzmanlığı

     

    Veri güvenliği uzmanı, sektörü ne olursa olsun bir organizasyonun süreç ve verilerinin güvenliğinden sorumludur. Genel anlamda, organizasyonun yapısına uygun olacak şekilde incelemeler yapılır ve güvenlik süreçleri, riskleri, derecelendirmeleri yapılarak, alınması gereken önlem ve uyulması gereken protokolleri belirler.

    Veri Güvenliği Uzmanlarının Görevleri

    Veri güvenliği uzmanları, organizasyonların prensiplerine, misyonuna ve vizyonuna uygun bir şekilde organizasyonun güvenliğini sağlamaya çalışırlar. Bunu yaparken, organizasyon için hangi veri ne öneme sahip kategorilendirmelidir. Örneğin, bazı veriler sadece organizasyon sınırlarında ve çalışanlarınca bilinmeli ve organizasyon sınırları içinde paylaşılmalıdır. Bazı veriler ise organizasyonun birlikte iş yaptığı partnerler ile de paylaşılabilir. Verinin gizlilik derecesine göre, veri güvenliği süreçleri değişecektir. Hangi çalışanların ne kadar yetkisi olmalı, hangi verilere ulaşmalı sorularını cevaplayarak veri güvenliği organizasyon içinde de sınıflandırılarak korunmaya çalışılır.

    Veri Güvenliği

     

    Veri güvenliği uzmanları, bir organizasyondaki güvenlik süreçlerini oluşturabileceği gibi sadece denetlemekten de sorumlu olabilirler. Bir organizasyonda uygulanan veri güvenliği süreçlerinin bazı devlet tarafından belirlenen standartları ve zorunlulukları olabilir. Bu standart ve zorunlulukların tam olarak uygulanıp uygulanmadığını denetlemek veri güvenliği uzmanlarının görevleri arasındadır.

    Veri güvenliği uzmanları organizasyon için kritik süreçleri ve bu süreçler için riskleri belirleyip, bu süreçleri ve riskleri önceliklendirir. Bu işlem sonucunda ise hangi sürecin daha kritik olduğu ve bu süreç için mevcut yüksek riskli tehditleri saptayarak, önlem alınması için organizasyonlara gerekli aksiyonları belirler. Bu işleme risk yönetimi ve iş sürekliliği yönetimi denmektedir. Veri güvenliği ve organizasyonun kesintisiz çalışabilmesi için veri güvenliği uzmanları bu iki işlemi organizasyonun yapısına uygun bir şekilde yapmalıdır. Her önlem her organizasyonun özelinde uygun olmayabilir.

     

    veri güvenliği uzmanı

    Veri güvenliği uzmanlarının görevleri arasında organizasyonda çalışan bireylerin de güvenlik süreçleri ve protokollerine hâkim olmasını ve bunlara uymasını sağlamak da vardır. Organizasyonda çalışan bireyler, yani elemanlar, organizasyon için en büyük tehdit kabul edilir ve veri güvenliği uzmanları bir takım sosyal mühendislik testleri ile çalışanları, veri güvenliğinde olası ataklara karşı bilinçlendirir.

    Veri Güvenliği Uzmanlığı Maaşları

    Veri güvenliği uzmanları Türkiye standartlarında haftada 40-45 saat çalışmaktadırlar. Bazı organizasyonlar, bu tür pozisyonda çalışan kişilerin, olası siber güvenlik olaylarına hızlı aksiyon almaları için 7/24 çalışmasını beklemektedirler.

    Veri güvenliği uzmanları organizasyonlar için oldukça önemlidirler. Büyük kayıpların olmasını engelleme ve iş sürekliliği sağladıkları, çalışanları bilgilendirdikleri için özetle organizasyonda ayrı bir yeri vardır. Yeni mezunlar, ayda ortalama 2000 Türk lirası ile 2500 Türk lirası arağında bir kazanç sağlayacaklardır. Deneyim edindikçe, yıllar içerisinde bu rakam 8000 ve 9000 Türk lirası şeklinde değişiklik gösterecektir. Bu rakamlar yaklaşık değerlerdir. Kesinliği yoktur. Kaynak : Mühendis Beyinler

    Read more
  • SpaceX Nedir Merak Edilen Tüm Sorular

     

    SPACEX Nedir? 2018’in Şubat ayında kendisini bir hayli fazla duyduğumuz, haberlerde gördüğümüz ve birçok insanın bunun hakkındaki muhabbetine tanıklık ettiğimiz SpaceX 2002 yılının Haziran ayında, Elon Musk tarafından, Amerika’da uzay roketi geliştirmek ve üretmek için kurulmuştur. Günümüzde uzay roketleri, dünya yörüngesine uydu fırlatılmasından, uzay istasyonlarına eşya nakliyatından ve uzaya astronot gönderilmesinden gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Fakat bu olayların hepsi milyon dolarlar ile gerçekleşirken birde fırlatılan roketlerin tekrardan kullanımının çok zor olmasından dolayı bu durumlar çok zor şartlar altında gerçekleştiriliyordu. SpaceX Şirketinin de amacı uzay roketlerinin ateşlenmelerinde ki maliyeti en aza indirmek, ana motorların uzay boşluğuna atılması yerine Dünya ya getirilip tekrardan kullanmak ve roketlerin gücünü arttırıp uzay taşımacılığını başarma yönündedir.

    spaceX

     

    İlk Roket Denemeleri Falcon-1

    Musk PayPall’ı sattıktan ve ardından SpaceX’i kurduktan sonra, Amerikan ordusu ile Pentago’nun TecSat-1 uydusunu, tasarım aşamasında olan Falcon-1 uzay roketi ile ateşlemek üzere, 100 milyon dolar yardım karşılığında anlaştı. Amerika’nın bu anlaşmayı imzalamasındaki temel sebep SpaceX’ in yörünge taşımacılığında diğer uzay ve havacılık endüstrilerinden daha ucuz bir fiyata mal etmesi ve Falcon-1’in yörüngeye sıvı yakıtla ulaşabilecek ilk uzay roketi olma sözü vermesidir.

    elon-musk-kimdir

     

    SpaceX Falcon-1’i hayata geçirme aşamasında bir takım sıkıntılarla karşılaması sonucunda projenin süresi uzadı ve bu durumdan dolayı ABD ordusu tarafından TecSat-1 uydusunun fırlatılışı iptal edildi.

    24 Mart 2006 tarihinde somut bir hale getirilen Falcon-1 uzay roketi, saat 22:30 da ilk test uçuşu yapılmak üzere fırlatıldı. Falcon-1 beklenilen sonucu başarısızlık şeklinde SpaceX’e sundu. Amerikan ordusunun ayrılmasıyla tek başına kalan SpaceX kısa bir süre içerisinde Nasa’dan 278 milyon dolarlık bir bağış aldı ve bu alınan bu bağış ile Falcon-1 için iki ayrı test uçuşu yaptı. Yapılan bu iki test uçuşunda da Falcon-1 yeniden başarısız oldu ama SpaceX amaçları doğrultusunda ilerlemekte son derece kararlıydı.

     

    Falcon-1

    İlk fırlatılıştan 2 yıl aradan sonra SpaceX Falcon-1’in eksiklerini giderdi ve tekrardan bir test uçuşu yaptı. Yapılan bu uçuş sonrasında başarıya ulaşan SpaceX, bir özel şirket tarafından ilk yörüngeye çıkan uzay roketini yapma unvanını elde etti. Elde edilen bu başarıdan sonra SpaceX Falcon-1’in, Malezya ya ait Razaksat uydusunu yörüngeye fırlatarak son uçuşunu yaptı.

    Yükselişin Roketleri Falcon-9 Roket Serileri

    Nasa’dan Ticari Yörüngesel Taşımacılık Hizmetleri kapsamında alınan yardım ile SpaceX, Falcon-1’in daha gelişmiş ve yörüngeden yeryüzüne gelebilecek geri dönüşümlü roket olan Falcon-9 için çalışmalara koyuldu. Nasa, kendi uzay istasyonuna 12 adet kargo taşıması görevi için tekrardan SpaceX ile anlaştı. Tarihler 4 Temmuz 2010 u gösterdiğinde SpaceX Falcon-9’un ilk test fırlatılışını saat 18:45 de gerçekleştirdi. Başarı ile sonuçlanan ilk test fırlatışından 5 ay gibi bir süre zarfı sonrasında SpaceX tekrardan Falcon-9 için ikinci test fırlatılışını yaptı fakat roketin yörüngeye bıraktığı Dragon uzay aracı yörüngeyi iki tur döndükten sonra Pasifik Okyanusuna çakıldı. Daha sonrasında 2013 yılında Nasa için yapılan ilk iki malzeme taşıma uçuşu başarı ile sonuçlandı. Yapılan bu test uçuşlarının yanı sıra SpaceX geri dönüşümlü roket içinde birçok çalışmalar yapmaktaydı ve amaçlanan hedef geri dönüşümlü bir Falcon-9 roketi üretmekti. SpaceX Falcon-9’un geri dönüşümlü modeli olan Falcon-9R’yi tamamladıktan sonra test uçuşlarına başladı fakat yapılan uçuşlar başarısızlıkla sonuçlandı. Nihayet tarihler 8 Nisan 2016’yı gösterdiğinde SpaceX Nasa ile anlaşılan diğer bir kargo görevinde, Falcon-9R görevi tamamladıktan sonra üsse başarılı bir şekilde geri döndü ve SpaceX dünya tarihinde büyük bir başarıya ve yükselişe imza attı.

     Uzayın İlk Arabası

    Hedeflerine adım adım ulaşan SpaceX, artık daha güçlü, daha ağır kargolar taşıyan ve geri dönüşümlü olan Falcon Heavy roketini somutlaştırma kararını aldı. Kısa bir süre içinde prototipi tamamlanan Falcon Heavy iki adet Falcon-9 v1.0 ile Falcon-9R roketlerinin birleşiminden oluşturuldu. Üç adet Falcon-9 serisi roketlerden üretilen Falcon Heavy 70 metre boyunda, 3,66 metre çapında ve 2250 ton ağırlığındaydı. Dünya tarihinde Saturn-V den bu ana kadar en güçlü roket olacak olan Falcon Heavy için sabırsızlanan SpaceX, ilk test uçuşunu 6 Şubat 2018 tarihine belirledi.

     Uzayın İlk Arabası Uzayın İlk Arabası

    SpaceX test uçuşunda bir tane daha ilkede imza atacaktı, Falcon Heavy’nin üzerine bir Tesla Roadster araba yerleştirilip uzaya ilk defa araba gönderen Şirket olacaktı. Nihayet tarih 6 Şubat 2018’i gösterdiğinde SpaceX Falcon Heavy’nin ilk test uçuşunu gerçekleştirdi. Dünya’nın birçok yerinden, insanlar nefeslerini tutarak canlı yayından test uçuşunu izlediler. Falcon Heavy başarılı bir şekilde fırlatıldı daha sonra ana roketin yanındaki Falcon-9 v1.0 roketleri kısa bir sürede görkemli bir şekilde tekrardan yeryüzüne döndüler ama ne yazık ki ana roket bunu başaramadı. Dikkatleri Falcon Heavy den daha çok üzerine çeken Tesla Roadster ise şuan içinde Mars ile Jüpiter arasındaki asteroit kuşağına doğru yol almaktadır. ::: Kaynak : Mühendis Beyinler

     

     
    Read more

Latest Articles

Most Popular